İğdeler Çiçek Açınca

1 07 2009

iğde çiçeğiYol, yolcu, yolculuk… Evet, haziranda uzun bir yolculuk… Yolculuk, her zaman istenen ya da istenmeyen bir süreçtir. Bu süreçte, yola niçin çıktığımız da çok önemlidir. Tercihiniz, ulaşmak için mi yoksa keşfetmek için mi? Ulaşmak için çünkü ucunda sıla-ı rahim sevinci kadar, acılar da bekler. Keşif için çünkü Anadolu milyonlarca hikayenin ya da binlerce fotoğraf karesinin her an yaşandığı uçsuz bucaksız bir film platosu gibidir… Akşehir’i geçtikten sonra, Mevlana diyarı Konya’ya doğru giderken, Konya’dan Aksaray’a, oradan da Yozgat’a yolculuğunuz devam ederken kaç kez sararan buğdaylar, yeni biçilmiş ekin tarlaları ya da boz bir coğrafya sizi karşılamıştır? Uzun bir yolculuğun devam ettiği yerde çoğu zaman lüleleri kurumuş çeşmelerin susuzluğunuza uzaktan gülen rüyası, yolun her dirseğinde siline kaybola büyür, genişler ve sonunda kendinizi gölgeleri olan dikenli bir iğde ağacının ya da cemi cümlesinin yanında bulursunuz. Bilmem kaç saat süren yolculuktan sonra bozkırın ortasında, asfalta vuran güneşin ve rüzgârın yaktığı yüzlerinizi yol kenarındaki çeşmede ıslattığınız mendille sarmak, ayaklarınızı bıraktığınız küçük havuza yansıyan özlem yanığı yüzünüze bakarak: ağırlaşan ve som olan bedenlerinizi biraz dinlendirmek, biraz gevşetmek istersiniz… Tam tepenizde oynaşan güneşin huzmeleri, iğdenin uçuk yaprakları arasından buldukları her fırsatta ışık ve renklerle belki sizi hayallere çağırır, sılaya dair anılardan konuşursunuz size yoldaşlık edenlerle.  Arabanın teybinden;

Yazının devamını oku »





DANTELA

28 06 2009

dantelaAnımsıyorum sargı bezini:
o dantela
Yazının devamını oku »





Hayat

14 06 2009




Manolyalar

8 06 2009

gül***

“Bilir misiniz? Manolyalar, o kocaman beyaz çiçekler, dokunuldukları anda küserler. Birden, kahverengi çürürler. Kuş kadınlar, manolyalar gibidirler. Kimi kadınlar hareketinin önüne geçilmeden, “yakın durarak” izlenmek, sevilmek mecburiyetindedirler. Bu bir seçim değildir, sevilen renklerini korumak için bunu yapmaları gerektiğini her nasılsa bilirler. Kollarından tutulduklarında amansız bir illete yakalanacaklarını bilirler. Uçuşup, renklerini dağıtıp, çırpınıp hayat içinde, sonra sessizce gidecekler. Durmak büyüyü bitirir, bunu bildikleri için onları sevmiş olan adamlar onlara güvenmelidirler. Tepeden aşağı inen bir bisiklet gibi, fren yapmadan gitmeyi tez elden öğrenmelidirler. Fren yaparsa o kadının artık o kadın olmayacağını… Kuş kadınlar, uçamadıklarında kıymetsiz bir av etine dönüşeceklerini pek iyi bilirler.”

 

Ece Temelkuran

(Kuş Kadınlar’dan)





Abdalın Son İlâhisi

1 06 2009

İnce turnasıdır mecaz  24d

Sevgiler, cümle cana.

  Yazının devamını oku »





Tesbihim Dizi Dizi

21 05 2009

tesbihağacıHer gün pansiyonun önünden okula doğru kıvrılıp giderken duvarın üstünden yolu seyreden ağaçlarla selamlaşır, merhabalaşırım. Yol, ağaçlardan sonra tatlı bir yay çizer.

Selam, yol ve derin düşünce…

Yazının devamını oku »





Ben Ateşte Söyleşirken

16 05 2009




15

15 05 2009

gül151515151515151515

151515151515151515





Şair ve Çiçekler

14 05 2009

İsmail Karakurt’a ithafen

n8Katırtırnağı
İçinde seçemedim
Hangisi simurg

Ayıramadım
Ben papatyadan
Hangisi şiir

Limon çiçeği
Çekil de bir göreyim
Hangisi şair

Cahid Efgan Akgül





Kuşluk Vakti 13. Sayısı

3 05 2009

kuşlukvaktiBenim de ağaçlarla ilgili bir denememin olduğu Kuşluk Vakti dergisinin Mayıs 2009 13. sayısının içeriği özetle şöyle;

Şiir:
* Âdem Turan / Yorgun Adamlar
* Salih Güzel / Şiiri Üşüyen Adam
* İbrahim Gökburun / Sarılıp Boğdum Göğsümdeki Yılanı

Deneme:
* İ.Engin Akkuş / Buruk Kalpler Bulvarı
* Harun Doğruyol / Şiirde Sevmediğim Sözler
* İsmail Karakurt / Tesbihim Dizi Dizi Yazının devamını oku »