Ekim…

3 10 2009

ekim

Ekim, bende kırk yaş şarkısı olarak kaldı hep!





Eylülün Aynasında

30 09 2009

h.alacatlı

– Rahmetle anarak!

Rüzgâr bile yorulur şimdi

 

Bu şiiri böyle sürükleyen

Ve çığlık çığlığa

Kimin elleri bu

İnce müziği yapıştıran

Dansını bitmemiş duvarlara

 

Geceyi ve duvarları

Ve bütün suları yumruklayacağım

Kimin elleri bu

 

Gece

En sessiz arabasıdır atların

Sırça saraylar içinde

 

Sonra

Tekrar başlar bu amansız hikâye

 

Bütün duvarları ve suları

Ve bütün notaları yakacağım

Kanımı tutuşturan kibritle

 

Rüzgâr bile yorulur şimdi…

 

HÜSEYİN ALACATLI

 

(Harflerin Ülkesi, 2002, Erzurum)





Hiç!

23 09 2009

 

aşık
“Sen hiç âşık oldun mu?”

Fethi Gemuhluoğlu





Bulanık…

23 09 2009

 

Yaz bitti, güz bulanık; yarın yerimizdeyiz!

marlene dietrich





Eylül

1 09 2009

Eyy!

lül!!!

Nereye

bir

dükkân

açayım?..

Kamusal alan uygun değil,

Hayat bilgisi de zayıf;

 

Ne yapsam ki?

KARRR

 

 





Saki

22 08 2009

Ben de Âdem’denim saki

Sol yanda ağrılar baki

Ama Hayyam’ın testisi illaki

Aynı yerden kırıldı, kırılacak.gül6





Kuş Oluyor Hâtıralar

11 08 2009

 

 kuşlar

Deftere en çok karanlıklar yakışır

Karanlık köşeleri yüreğimin.

 

Günden

Güne işaretler bırakıyorum

Kuş oluyor hâtıralar

Gülün kanı

Tenime giydirilmiş bir hırka

Gibi ışıyor kaderimi.

 

Kar aydınlığı ötüşlerle

Mezmur okuyor serçeler

Kâğıda damladıkça

Bir kaside tadındaki hayat

Uzak şehrin yollan birikiyor gözlerimde.

 

Her şeyi

Vahşi hayat bilgilerini bırakıp

Kulelere koşarak

Meleklerin tutuşturduğu aralıktan bakıyorum

Kuş oluyor hâtıralar

Güneşli bahçelerinde sonsuzluğun…

 

Deftere en çok karanlıklar yakışır

Güzelliği bizden ayrılan çocukların…

 

İsmail Karakurt

(Simurg’tan)





Yağmur Ötesi

6 08 2009

yakmurjh7

Ağaçları suluyor
Domatesleri, biberleri hatta ayçiçeklerini
Kuşlara yem atıyorum
Cep telefonum kapalı
Evin anahtarı bir budakta
Facebooktan başka
Adresimi bilmiyor dostlarım.

Kaç zamandır
Zakkumlara bakıyorum, ovaya, Spil Dağı’na
Şehzadeler şehri görünmüyor
Nemle sis, gölgeyle ruh arasında,
Işığa, suya, aynaya
Bir ceylan çağırmak için
Ne erken ne geç,
Ne ilkyaz serinliği engel, ne de yaz ortası sıcağı
Söyleştiğim ağaçlarda bir derinlik
Söyleştikçe açıyorlar bir bir kendilerini.

Söz konusu olan gerçeği
Bahçelerin türküsünde buluyorum yaşama dair
Bir çiçeğin utangaç bakışında
Susmasında, susmasında, susmasında…
Kırık bir dalın kederli, bir yaprağın neşeli salınışında
Yer ve güneş arasında durup dururken.

Göğün boşluğunda, içimizin bir yerlerinde
Gülibrişimler nefes alıyor
En uçtaki yeşil noktalardan
Mevsimlerden
Bir yaprağın bir yaprağı çağırdığı:

Yolculuk…

İSMAİL KARAKURT





Ceviz Çerçeve

3 08 2009

çer

Uyuduğu gerçek yârin, uyandığı da gerçek
Gördüklerin hiç yaşanmamış gibi, ama içli.
Aynanın içine işleyen ne zaman yaşanmış
Bir bilsen, hayatın neresi ceviz çerçeveli?

İsmail Karakurt





İki Dize

26 07 2009

nar_cicegi (2)

“İnsan olsa içi sızlardı

Ama bu tepeden tırnağa çiçek..”

 

 Metin Eloğlu