Etiket arşivi: Eleştiri

‘BİR DARACIK PENCEREDEN’

*Şahmeran Şiir Olunca: Ali Büyükçapar

Her şey bir kader ile, şiirin yazılışı da, bir şiir kitabının yayımlanışı da! İşte yeni bir şiir kitabı cemrelerle dünya bahçesinde nasibini, baht açıklığını aramaya çıkan: Şahmeran!

Şahmeran, Şair Ali Büyükçapar’ın üçüncü şiir kitabı. İlki Malabadi-Otuz Üç Şiir-, Sezai Karakoç’un Yitik Cennet’te nesirle yaptığını Ali Büyükçapar ikinci şiir kitabı Ulu Kapı Sırlı Yol ile yapmıştır. Kendi ifadesi ile “başlı başına bir peygamberler tarihidir.”

***

Şahmeran, mitolojik yükü olan bir ad, bir sembol, bir mazmun, bir öyküdür. Şahmeran, Anadolu masallarında, hikâyelerinde, resimlerinde rastlanan akıllı ve iyiliksever olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan, meran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başındaki hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlıktır. Farsça yılanların şahı anlamına gelen “şah-ı meran”dan gelir. Ancak, Şahmeran’a ilişkin tüm efsanevi bilgiler ve Şahmeran efsanelerine özgü tüm betimlemelerde varlık dışıdır. Şahmeran tanınmış bir hikâyenin kahramanıdır. Türk Edebiyatında bu konuyu ilk defa 15. yüzyılda II. Murat devri şairlerinden Abdi Musa yazdığı “Camasbname” adlı mesnevide işlemiştir. Mesnevi adını hikâyenin kahramanlarından biri olan Camasb’dan almıştır. Camasbname, “çerçeveli hikâye” biçimiyle aslında birbirinin içine yerleştirilmiş üç ayrı hikâyeden meydana gelmiştir, a- Camasb ve Şahmeran Hikâyesi b- Bulukiya Hikâyesi c- Cihanşah Hikâyesi. Burada bu öyküyü anlatmayacağım ama öyküdeki Şahmeranı gören adamın en önemli özelliğini belirtmem gerekiyor: Adamda Lokman Hekim’lik var, ölümsüzlük vardır. Okumaya devam et

Sözcük kurdu…

Şiirde yerini bulmayan sözcükler, ağaç kurtları gibidir. Gövdeyi ve sesi kemirir durur!..

İsmail Karakurt