Kategori arşivi: Deneme

Kar Gelmedi, Bademler Çiçek Açtı

………………………………………………..

………………………………………………..

…………………..

Reklamlar

Göğe Turna Yakışmaz

 turna

Sazlık sıladır, göl ise gurbet. Gökyüzü, mavi; yüzü, günaydın gülümsemesi

Çayırların arası, otların altı şenlik ve su,

Üzüm…

Okumaya devam et

İğdeler Çiçek Açınca

iğde çiçeğiYol, yolcu, yolculuk… Evet, haziranda uzun bir yolculuk… Yolculuk, her zaman istenen ya da istenmeyen bir süreçtir. Bu süreçte, yola niçin çıktığımız da çok önemlidir. Tercihiniz, ulaşmak için mi yoksa keşfetmek için mi? Ulaşmak için çünkü ucunda sıla-ı rahim sevinci kadar, acılar da bekler. Keşif için çünkü Anadolu milyonlarca hikayenin ya da binlerce fotoğraf karesinin her an yaşandığı uçsuz bucaksız bir film platosu gibidir… Akşehir’i geçtikten sonra, Mevlana diyarı Konya’ya doğru giderken, Konya’dan Aksaray’a, oradan da Yozgat’a yolculuğunuz devam ederken kaç kez sararan buğdaylar, yeni biçilmiş ekin tarlaları ya da boz bir coğrafya sizi karşılamıştır? Uzun bir yolculuğun devam ettiği yerde çoğu zaman lüleleri kurumuş çeşmelerin susuzluğunuza uzaktan gülen rüyası, yolun her dirseğinde siline kaybola büyür, genişler ve sonunda kendinizi gölgeleri olan dikenli bir iğde ağacının ya da cemi cümlesinin yanında bulursunuz. Bilmem kaç saat süren yolculuktan sonra bozkırın ortasında, asfalta vuran güneşin ve rüzgârın yaktığı yüzlerinizi yol kenarındaki çeşmede ıslattığınız mendille sarmak, ayaklarınızı bıraktığınız küçük havuza yansıyan özlem yanığı yüzünüze bakarak: ağırlaşan ve som olan bedenlerinizi biraz dinlendirmek, biraz gevşetmek istersiniz… Tam tepenizde oynaşan güneşin huzmeleri, iğdenin uçuk yaprakları arasından buldukları her fırsatta ışık ve renklerle belki sizi hayallere çağırır, sılaya dair anılardan konuşursunuz size yoldaşlık edenlerle.  Arabanın teybinden;

Okumaya devam et

Tesbihim Dizi Dizi

tesbihağacıHer gün pansiyonun önünden okula doğru kıvrılıp giderken duvarın üstünden yolu seyreden ağaçlarla selamlaşır, merhabalaşırım. Yol, ağaçlardan sonra tatlı bir yay çizer.

Selam, yol ve derin düşünce…

Okumaya devam et

Mecazlar

Mecazlara ne zaman başvururuz? Genellikle bizim anlatmak istediğimiz şeyleri günlük dilin bittiği yerde; duyguları, düşünceleri, hayalleri, tasarımları, istekleri yeni bir dille anlatsınlar diye başvururuz.mecazlar

Bunun için neden mecaz ama?.. Her nedense, belki de kendi adlarına konuşamayan herşeye karşı duyduğum yakınlıktandır, belki kendimi bir mecaz olarak görüyor olmamdan.

Mecazların, günümüzün sanal gerçeklik üstüne inşa edilen pop masallarına karşı yeni bir dünya oluşturdukları söylenebilir.

Mecazlar, söze dökülen birer insan; ben’in ifade edilişi, bizleriz mecazlardaki…

Zeytin

“İnsanoğluna kopmaz bir bağla bağlı yegâne ağaç zeytin ağacıdır. Güverginin gagasında ince bir zeytin dalıyla Nuh’un Gemisi’ne uçtuğu günden bu yana dostluk ve barışı simgeler.”

“Zeytin ağaçları öğle vaktinte bile gümüşi dalgalanmalarla salınır, gecenin saçlarına serptiği serin ay tozunu barındırır.”

Yolayırdımı Ezgileri – 10

    “İç huzuruma kavuşmamı sağlayan olay, doğduğum şehirden kilometrelerce uzakta ve de ona kesinlikle benzemeyen bir başka ülkede, mesela Kalküta’nın herhangi bir sokağındaki bir dilenciyle eşit olduğumu farketmemdir. Müziğimin ruhsallığı çağrıştırdığını ve önemli olan şeyin dinleyiciyi düşünme ve hissetmeye sevketmesidir

                                                                   Kitaro ya da Masanori Takahashi

 

 

 

 

     Yolayırdımı Ezgileri -10 (Masanori Takahashi(Kitaro)-Silk Road)

 

 

     Bu ezgilerle(SİLK ROAD) yollara düşmek,  şünmek, sorgulamak, kendinle kavga etmek, hesaplaşmak.düşüncellerde müzminleşip, düşünce kroniği olmak. Ama illaki düşünmek.

  Okumaya devam et