Erguvan Köpüğü

Ben uyudum, uyandım, buradayım:
Sen kimsin?

Gül mürekkebine bandım şiirin bütün dizelerini
Nice yıl, sol yanımdaki ateşin…

Dilin başka, mürekkebin başka
Nesnelere bakışın başka… Sen kimsin?

Ben başka bir dili sökemem, bana
Duru, dupduru tek cümle olarak gel!

Yüzümüze yükleriz bu cümleyi, yüzümüz de durulaşır
Yeni bir hikaye kurarız ruhumuza.

Nasılsa yaralar kurumuş, kabuğa durmuş
Zaman geçmiş çabukça.

Daha sıcak değil gittiğimiz yollar,
Çorbanın içine ekmek doğramaktan.

Balkondan getirdim, sobada yanan odunları
Ne çok üşümüşlerdi, hâlâ üşürler mi?

Kaynıyor közde, kanıyor sanki ağzı demliğin
– Sultan çayı içeriz. Birazcık yumuşarız belki de!

Önümüzü bahara açarız; Adalar’a, Boğaz’a
Mimozadan erguvan köpüğüne…

Yürek bahsini geçelim Allah diyoruz ya
-Çayınız soğumuş, tazeleyeyim mi?

Üşümemiz de geçer, mavi bir kuş boşa uçmaz
Devletten konuşuruz, tabiattan mesela.

Mesela bir tersten bir düzden okuruz bugünün tarihini
2012 en az buluşmamız kadar anlamlı değil mi?

İsmail Karakurt
Türk Dili, Mart 2012


Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: