Meğer Eriklerin Baharıymışım
Ve arkasından badem çiçeklerinin
Ovada, bir şarkıcı sanki her yıl
Ay parçası bir şarkıcı,
Bir kuğu boynu düşten düşe
Pencereden bakarken, avluda beklerken
Bahar gelir bir emanet, gelir gider
Ben tabiata gittim, sen de git,
Söylediğini duy, sustuğunu sus
Bahçeler sıkılmış uyumaktan
Tarlalar üstü buğu tüter; oyun ve ışıktan
Erik ağaçlarının köpüklü dalgası
Bulutların yükünü azaltır biraz…
Uzakları toplayıp gelmiş gökyüzü
Bir maviye bir beyaza karışır
Okul çıkışından kalma çocukluk sevinciyle
Ovanın gümüş kabuğunda
Ruh bir telli böcek,
Telveye bak, yağmur ha geldi ha gelecek…
Hey mart dokuzu! Rüzgârını kolla,
Boza satan ayazını kolla. Kış geçer,
Mimozalar da tozar geçer
Sığırcık sürüsü sarhoş;
İki düş arasında şeftali çiçekleri
Dallardaki dirim, uçları patlamalarla, uçları göğe
Erkenden uyandırılmış bir çocuk yazgısı değil
Vişne zamanına yaklaşma telaşı.
Belki bir ağaca yaslanır, düşünürüm biraz
Belki bademdendim, çokça da erik çiçeği,
Her şey şimdi bir güzelleme kokar,
Tanrı’dan bir ayettir, her şey!
Delice zeytin, suskun arpa, gürültülü buğday…
Ey bir nefeslik dünya, nasıl da arınmışım,
Meğer eriklerin baharıymışım
Soylu bir çılgınlığı yineledikçe zaman!
İsmail Karakurt
Değirmen Dergisi, Sayı: 22, Yaz 2010
Meğer Eriklerin Baharıymışım
25 04 2010Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: Bahar, Erik, Şiir
Kategoriler : Şiir
Bir Bahar Düşü Daha
21 03 2009Bir bahar düşü daha
Bademler, mimozalar derken
Defneler ve erikler de çiçek açtı…
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: Defne, Erik
Kategoriler : Ağaçlar

Son Yorumlar