Papatlar için…

18 03 2012

Çok teşekkürler Tanrım,

Bu deniz

Bu rüzgâr,

Bu patyalar için…

 

 

İsmail Karakurt





KAR İLAHİSİ

25 12 2011

Bütün gün deli deli kar

Kırlangıç gözlerinin üstüne

Bütün gün deli deli kar

Aramızdaki uzaklığa

Münzevî kalbimizin üstüne.

 

Bütün gün deli deli üflenen sonsuz kar

Bütün gün yalnızlığımın üstüne

 

Bütün gün deli deli kar

Uzakta, çok uzaklarda boynu bükük bir çiçek

Beklemekle bitirilemeyen günlerde

Bütün gün deli deli kar

Dağların öteki ucunda gökçe yâr!

 

Şaşkın bir hışırtı pencereden, şaşkın bir kuş

Bütün gün deli deli kar

Bir mektup bile çıkmıyor bu beyazlığın içinden

Her şeyde, her şeyde, her şeyde

Uzaktan uzağa bir çırpınış

 

Bütün gün deli deli kar

Bütün gün Allah’ın sonsuz beyazlığıyla…

 

İsmail Karakurt

Mahrem Mecazlar,

Hece Yayınları, 1999 Ankara





GÜLİBRİŞİM MÜLAHAZALARI

24 12 2011

Seni yelpaze sandım dünya kapısında

Yüzümde perde perde gülibrişim

Açılır mı sürme karanlığı muradım

Yapraklarının açıldığı gibi

Vakti uçan tay hevesiyle

Yazının devamını oku »





Rüya Yorumcusu Gökyüzü

24 12 2011

 

Bıraktığım oyuk

Gecenin içine düşmüş sıkıntıydı…

 

Elma, şiir ve rüya ile

Uğurla, gideyim!

 

Peşimden nar yolla!

 

Hayat benden bir şarkı bekliyor

Dua tadında!

 

Derin bir çatlak içimde dışımda

Uyku uyanıklık, zaman mekan

Aynı anda.

 

Çimenlerin üzerinde gökyüzü

Yusuf’a bulanmış

Oturmuş rüyaları yorumluyor

 

Kalbim yağmur çiziği

 

Bir topak kar yolla!

 

İsmail Karakurt

Değirmen Dergisi 28. Sayı





ELMANIN TÜRKÇE ŞİİRİ

8 10 2011

Akıp giderken hayat, döne kıvrıla

Akıp giderken her şey, her an;

Yoldaydım; bu dedim, işte bu:

Elmanın sesini duydum!

 

 

Yazının devamını oku »





Geniş Zaman

27 07 2011

 

Bir geniş zamanla gelsen
Gökyüzünün maviliği artar inan ki!





‘BİR DARACIK PENCEREDEN’

7 06 2011

*Şahmeran Şiir Olunca: Ali Büyükçapar

Her şey bir kader ile, şiirin yazılışı da, bir şiir kitabının yayımlanışı da! İşte yeni bir şiir kitabı cemrelerle dünya bahçesinde nasibini, baht açıklığını aramaya çıkan: Şahmeran!

Şahmeran, Şair Ali Büyükçapar’ın üçüncü şiir kitabı. İlki Malabadi-Otuz Üç Şiir-, Sezai Karakoç’un Yitik Cennet’te nesirle yaptığını Ali Büyükçapar ikinci şiir kitabı Ulu Kapı Sırlı Yol ile yapmıştır. Kendi ifadesi ile “başlı başına bir peygamberler tarihidir.”

***

Şahmeran, mitolojik yükü olan bir ad, bir sembol, bir mazmun, bir öyküdür. Şahmeran, Anadolu masallarında, hikâyelerinde, resimlerinde rastlanan akıllı ve iyiliksever olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan, meran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başındaki hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlıktır. Farsça yılanların şahı anlamına gelen “şah-ı meran”dan gelir. Ancak, Şahmeran’a ilişkin tüm efsanevi bilgiler ve Şahmeran efsanelerine özgü tüm betimlemelerde varlık dışıdır. Şahmeran tanınmış bir hikâyenin kahramanıdır. Türk Edebiyatında bu konuyu ilk defa 15. yüzyılda II. Murat devri şairlerinden Abdi Musa yazdığı “Camasbname” adlı mesnevide işlemiştir. Mesnevi adını hikâyenin kahramanlarından biri olan Camasb’dan almıştır. Camasbname, “çerçeveli hikâye” biçimiyle aslında birbirinin içine yerleştirilmiş üç ayrı hikâyeden meydana gelmiştir, a- Camasb ve Şahmeran Hikâyesi b- Bulukiya Hikâyesi c- Cihanşah Hikâyesi. Burada bu öyküyü anlatmayacağım ama öyküdeki Şahmeranı gören adamın en önemli özelliğini belirtmem gerekiyor: Adamda Lokman Hekim’lik var, ölümsüzlük vardır. Yazının devamını oku »





ALİ

29 05 2011

 

Üç ayların içinde üç aylarla

Bir gün gelirdi

Zülfikar cenkleri yasin tütsüleriyle

Gönül tamircisi bir Ali!

 

Ve tuz ve buğday ve

Salasıyla bir cuma

Rüzgârıyla bir yele

Atıyla bir Ali!

 

Kerbela kum içinde

Gözlerimde kumdan sızı

Çöl ağlar, güvercin kan içinde

Hüseyin Hüseyin diye bir Ali!

 

Bir ana bir Fatıma

Bir baba bir Ali!

Kolum var, şükür

Kalbim de ey Ali!

 

Bir yalnızlık bir Ali!

İçsen zehir, dönsen kemik

On yedisinde ölüme can sunan

Toprağa bulanmış bir Ali!

 

Nokta kalesinin kapısı

Geceye imam, gündüze imam

Bende bir Ali var

Aşk ile bir Ali!

 

Ey Ali! Eyy Ali!..

 

 

İsmail Karakurt

Az Edebiyat 10, Bahar sayısı 2011





NİSAN GÜZELLEMESİ

3 04 2011

Merhabalar olsun, merhabalar

Yayla çiçeğim, kırk ikindim, dili-bahar!

 

 

Söyle söyle hangi sözcükler

Gülle çiğ arasında nenniler seni

Annem misin, oğlum musun hey

Miraç yüzlü

Ne çektimse, sevgiden.

 

 

 

Sinemin karanlığını götürüp kader

Sürmeli gözlerine.

Ölüm bile karaltılarla, aşk ile yâr

Gözlerine bahanesiz varılmaz ki!

 

 

 

Ah deli meşkler simyası

Yola çıkılan yerdeki sessizlik

Biliyorum, Tanrıdan bir armağan

Huzura yaklaştıran bir armağan

Ama senden geri gelen bu şiir

Yüzümde çizik çizik, bozkır fihristi.

 

 

 

Giderken dağ kekiği ıslıklayan sesin

Şimdi hiçbir kuşun gagasına sığmayan cıvıltı

Hiçbir yüreği ağırlamayan salıncak

İşte bak!  Sürmelim, ana dillim, sıla nefeslim

Göğeriyor toprağın alfabesi

Göğeriyor kalbim

Bozkırın sarı derinliğinde.

 

 

 

Gel benimle hâlleş.

Dilleş benimle

Nisan ayinine dönüşür dilimdeki yağmur

Yağmur düşleyen taş, belki de!

 

 

 

İnceliğin inceliğimin harmanı

Dokunduğun yerler hâlâ gül kanı

Gözü bahar

Gönlü bahar

Gönle bahar

Yâr. yâr. yâr!..

 

 

Ben de şaştım

‘Sefer midir, tahammül mü aşkın çaresi?’

 

 

İSMAİL KARAKURT

Mahrem Mecazlar, Hece Yayınları, 1999 Ankara





İnşirah

4 03 2011

 

Ey aşk silahını al

Dindir şu gurbetimi!

 

Gökyüzü hâlâ üzerimde, gitmiyor

Bir sesi uçuyorum, uçurum oldum

Bir ayazı, hiçbir ateşin ısıtmadığı

Bir sesi yandıkça bir turna uçar. Turna o!

 

Gökyüzü hâlâ uçuyor, ben üşüyorum!

Ben burada zeytin çiçeği gömleğimle

Ben burada, narı dağıldım

Ben burada elmanın sesini duydum.

 

Gökyüzünde açık bir kapı buldum;

Demek, budur; yakında yakının,

Uzakta yakının

Sen bendeki yakını ışıt

Sen bendeki uzağı bitir!

 

‎Portakal çiçeğinin şiirini de okudum

İnandım sana Tanrım!

Boynum eşiğinde

Göğsüme bak,

İçimde çok soğuk var

Bir umman buzdan dikenleriyle

Dünya işte hep aynı, bitmiyor uçurumları

Ne çok dalga…

 

Dindir bu gurbetimi!

 

İSMAİL KARAKURT

 

Az Edebiyat, 8. sayı 2010








Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.