Anımsıyorum sargı bezini:
o dantela
Burkuluyor
masum bir dürtüyle
neresinden ovulduysa beden
-Vaaaaaaahh!
orasından söküle söküle
sökülüyor
giden
Sanki
özünü saygıyla hazırladığı
iman ile
özü gözünden akmış döşüne
ah ne kanlı vişne
dedim keşke bir merhem
aşkın dudak verişine
Nasıl abanıyor gövdeme
bir yerden girmiş sıcak nefes
ve nasıl açıldıysa yara
bisturi bıçak elmas
öyle muamma
habire bastırıyorum damara
Bırak diyor
rahat bırak aşkım kendini
bak her şey harika böyle
bu bahçe
ağaçlar pembe gök sarı mevsim…
istersen kırlara gidelim
dereler derin akışı serin
serin bırak diyor
parmağını hem kemiğinden öperim
Mehmet S. Fidancı
“Kalbin Orta Yeri”nden
Son Yorumlar