Çölde Gizli Bezginler

3 07 2008

   bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yagmur sıcağı gibi
   öptüm sonsuz gidişinden. saçlarının seyriyle seni 
   
   yolları aşklara davul çalıp çağrılmış yalnızlarla dolduran
   akreplerdir duygunun. karanlık ordulara güneşsiz sokulan
   
   bunlar canlanınca ne ateş kirli taşlar ne böcek
   şakakların sıcağında kuytu bir ses büzülüp ölecek
   
   sabahsız kuşlara koşarsa durur mu evreni omuzlarında
   bahar şenlikleriyle. sürdüren ellerini yngın borularında
   
   şaşkınlıkla başladı bu atlar bu savaşlar insan buluşlarından
   burda biter düğün. gidilir mi evin soğuğuna çölün sıcağından
   
   gemilerimiz saklanır.ağzımızda bir aşk kaçışı vardır buluşmaların
   saplandık tadına.durduk alnında yüreğe vuruşların
   
   yollar sellere gider. açılır parklar artık kuşlar dağılır
   bir aşkı gözyaşlarıyla bulvara çağirmak hiç keseye mi kalır
   
   çizildi yalnızlar. senin gelişin ne de süvari köprünün diplerinde
   geçer üstümüzden yağmur alan donanmalar. kürek sesleriyle
   
   koşu bitince aşk bir yorulmadır kaçılmaz kırbacından
   sayılır günü geçmiş anlar boşalan hangi tüfeğin arkasından
   
   oturur iki bakış ormanından gerilip bir masayı kollar
   uzayıp uzaya giden akrebe katlanıp zincire gelmeyen yolcular
   
   bu bizim sesimiz denizlere ateş gibi eller açılır ortasından
   su konuşmaz toplanmaz kuşlar. Ne kazandık yaşamamızdan
   
   biz harcandık anam hem kelimesiz kapandık
   sevgi ektik. Sonsuz seçtik. Beğendik. Ama toprağı kazandık
   
   sevinçle kaçın kurtulun ölümlerinizle.Yalnızlıkla ben kaldım
   sevindiniz işte alın kurtulun. Aha size son atım

 

                                                   Cahit Zarifoğlu


İşlemler

Bilgi

Yorum yapın