Yolayırdımı Ezgileri – 10

1 05 2008

    “İç huzuruma kavuşmamı sağlayan olay, doğduğum şehirden kilometrelerce uzakta ve de ona kesinlikle benzemeyen bir başka ülkede, mesela Kalküta’nın herhangi bir sokağındaki bir dilenciyle eşit olduğumu farketmemdir. Müziğimin ruhsallığı çağrıştırdığını ve önemli olan şeyin dinleyiciyi düşünme ve hissetmeye sevketmesidir

                                                                   Kitaro ya da Masanori Takahashi

 

 

 

 

     Yolayırdımı Ezgileri -10 (Masanori Takahashi(Kitaro)-Silk Road)

 

 

     Bu ezgilerle(SİLK ROAD) yollara düşmek,  şünmek, sorgulamak, kendinle kavga etmek, hesaplaşmak.düşüncellerde müzminleşip, düşünce kroniği olmak. Ama illaki düşünmek.

 

 

     Yollara düşmek – yeni yeni düşüncelere düşmek-, oturabildiğim zamanlarda okumak. Ama illaki okumak…

 

     Yollar ve yolculuklar – ruhuma yaptığım yolculuklar- olgunlaşma  evreleri… her durak  Paradokslarda, çatışmalarda ve kışkırtıcı  şüncelerde  kendi benimde bir dinlenme arası, kendi benimi bir dinleme molası… kendimi öteki yerine koyma çabası… yanlışlıkla indiğim her durak  yabancılaşma  süreci… sonra… yine ne olursa olsun eve veya işe kendim olarak döndüğüm önemli söyleşme zamanları, her günü bir serüvenle yaşayarak zihinsel izleklerle,bir tür içseleşmek… Ama illaki içselleşmek.

 

    Yollarda ben, insanın kendi içine, kendi gönülevine gözü gibi bakmasının, sağını solunu silip süpürüp, temizlemesinin  ne kadar da zor yakıcı, kanatıcı olduğunu öğrendim.

     Bir de bu zamanlarda kendimin avukatı olmanın, kendimin yargıcı olmaktan daha kolay olduğunu, kendine kör olmayı seçmenin  kolaylığını ama zihin saatinin çalışmaya başlamasıyla da  asla durdurulamayacağını  bir  de bu ızdırabın içine yürümekten başka hiçbir  çaresinin  bulunmadığını, ruhun asla iyileşmeyeceğini öğrendim.

 

     Bu öyle bir yolculuktur ki kendimi kaybetmekle, kendimi yeniden bulmanın, kendimi öteki yerine koymakla kendim olmanın paradoksunda kazanılmış veya kaybedilmiş bir iç deneyim olduğunu öğrendim.

 

     Yol ile yolcu olmak arasındaki ilişki bu nedenle basit değildir.

 

     Bu hayatta  ben yolumun, neden, neye ve nereye gittiğini bildiğim zamanlarda yolun  bitimsiz bir kavşak; neden, neye ve nereye gittiğini bilmediğim zamanlarda  ise, binlerce  sapak yada çıkmaz sokak olduğunu, tükenen her hayat için yolun, yarım kalmış bir yolculuk olduğunu öğrendim.

 

     İtiraf etmeliyim ki  yollarla ben, içimde bitip tükenmeyen, akıp giden, diğer benle söyleşmeyi, sözleşmeyi, hesaplaşmayı, kavga edip, barışmayı ama olmazsa olmaz derinleşmeyi  öğrendim.

     Somon balıklarının doğdukları sulara ulaşmak için suyun tersine doğru yaptıkları yolculukları da bu nedenle değerli ve anlamlıdır benim için.

 

                                                                                             AYŞE KAHVECİ

 

 

Albüm bilgisi: Masanori Takahashi(Kitaro) Silk Road Suite (Kuckuck, 1983)  LONDRA SENFONİ ORKESTRASI


İşlemler

Bilgi

Bir cevap

25 07 2008
Mustafa

Şu anda Silk Road’ı dinliyorum.Sanki üzerimden tonlarca yük kalkıyor ve bir o kadar düşünce içerisine dalıyorum.
Yüreğinize sağlık…

Yorum yapın