İstanbul’dayım!

30 01 2007

Kar yağıyor! Yağdıkça

Eğilip öpüyor yeryüzünü beyaz bir şarkı gibi melekler. 

Uyku yok

 

Yazının devamını oku »





İstanbul’dayım!

30 01 2007

Kar yağıyor!

Yağdıkça

Eğilip öpüyor yeryüzünü beyaz bir şarkı gibi melekler

Uyku yok

Göğe değiyoruz geliyor bana yakaza halim

Zaman uzak yakın

Seyr, boşluk ve hayâl

Karlı bir yolculuk devam ediyor Balıkesir’den İstanbul’a kadar…

Her şey Tanrı’yla beyaz!

Adem Turan’ın ifadesiyle “Karla gelen adam” olarak Cumartesi sabahından beri İstanbul’dayım! Geçen yılda kar ve fırtınaya yakalanmış üç gün evden dışarı çıkamamıştık. Bu sene de öyle mi olacak korkusu başladı bende…

Hayırlısı bakalım.





Bozkırlı Bezginler

23 01 2007

Duvarların dibinde bezgin oturanlar

Güz yaprakları gibi çaresiz

Yıllardır bekliyor

Kör talihin ışıyacağı vakti.

 

Duvarların dibinde bezgin oturanlar

Ulumalarıyla bozkır soytarıları

Karıncaların dostu sanıyorlar kendilerini

Duvarların dibinde uykusuz

Duvarların dibinde kuğu gibi süzgün.

 

……………….

 





Erken Büyür Yatılı Okul Çocukları*

15 01 2007

 Yaşından erken büyür yatılı okul çocukları..

Her tatil başlangıcında “ev özlemi” ve annelerinin yaptığı “ev yemeğini” büyük bir umutla bekleyip, oturdukları yemek sofrasında, o doğup büyüdükleri eve yabancılaştığını hissederek hayatımıza girerler.Anne, baba ve kardeşlerinden ayrılmak, gelecekleri adına vermek zorunda kaldıkları; bu en büyük ve en zor karardır yatılı okumak. 14-15 yaşında evinden, yatağından, şehrinden, okulundan, arkadaşlarından ve en önemlisi çocukluğundan ayrılmanın burukluğu okunur dudak büküşlerinde…

 

Yazının devamını oku »





ERKEN BÜYÜR YATILI OKUL ÇOCUKLARI**

15 01 2007

 Yaşından erken büyür yatılı okul çocukları..

Her tatil başlangıcında “ev özlemi” ve annelerinin yaptığı “ev yemeğini” büyük bir umutla bekleyip, oturdukları yemek sofrasında, o doğup büyüdükleri eve yabancılaştığını hissederek hayatımıza girerler.Anne, baba ve kardeşlerinden ayrılmak, gelecekleri adına vermek zorunda kaldıkları; bu en büyük ve en zor karardır yatılı okumak. 14-15 yaşında evinden, yatağından, şehrinden, okulundan, arkadaşlarından ve en önemlisi çocukluğundan ayrılmanın burukluğu okunur dudak büküşlerinde…

 

Yazının devamını oku »





Sözcüklerin Büyüsü

10 01 2007

 

 

Sözcüklerin bir büyüsü varsa,

şair işte onları çekip çıkarıyor,

yüreğin karanlıklarından.

Bu büyü,

bize,

sözcüklerin sesini,

sesin akışını bahşetmektedir.

 

 





Yeni yıl mı, kırk üç yaş mı?

1 01 2007

Demek ikibin yedi,

Kırk iki de bitti ha!

.

.

.

.

Yazının devamını oku »