Kar yağıyor! Yağdıkça
Eğilip öpüyor yeryüzünü beyaz bir şarkı gibi melekler.
Uyku yok
Kar yağıyor! Yağdıkça
Eğilip öpüyor yeryüzünü beyaz bir şarkı gibi melekler.
Uyku yok
Kar yağıyor!
Yağdıkça
Eğilip öpüyor yeryüzünü beyaz bir şarkı gibi melekler
Uyku yok
Göğe değiyoruz geliyor bana yakaza halim
Zaman uzak yakın
Seyr, boşluk ve hayâl
Karlı bir yolculuk devam ediyor Balıkesir’den İstanbul’a kadar…
Her şey Tanrı’yla beyaz!
Adem Turan’ın ifadesiyle “Karla gelen adam” olarak Cumartesi sabahından beri İstanbul’dayım! Geçen yılda kar ve fırtınaya yakalanmış üç gün evden dışarı çıkamamıştık. Bu sene de öyle mi olacak korkusu başladı bende…
Hayırlısı bakalım.
Duvarların dibinde bezgin oturanlar
Güz yaprakları gibi çaresiz
Yıllardır bekliyor
Kör talihin ışıyacağı vakti.
Duvarların dibinde bezgin oturanlar
Ulumalarıyla bozkır soytarıları
Karıncaların dostu sanıyorlar kendilerini
Duvarların dibinde uykusuz
Duvarların dibinde kuğu gibi süzgün.
……………….

Yaşından erken büyür yatılı okul çocukları..
Her tatil başlangıcında “ev özlemi” ve annelerinin yaptığı “ev yemeğini” büyük bir umutla bekleyip, oturdukları yemek sofrasında, o doğup büyüdükleri eve yabancılaştığını hissederek hayatımıza girerler.Anne, baba ve kardeşlerinden ayrılmak, gelecekleri adına vermek zorunda kaldıkları; bu en büyük ve en zor karardır yatılı okumak. 14-15 yaşında evinden, yatağından, şehrinden, okulundan, arkadaşlarından ve en önemlisi çocukluğundan ayrılmanın burukluğu okunur dudak büküşlerinde…

Yaşından erken büyür yatılı okul çocukları..
Her tatil başlangıcında “ev özlemi” ve annelerinin yaptığı “ev yemeğini” büyük bir umutla bekleyip, oturdukları yemek sofrasında, o doğup büyüdükleri eve yabancılaştığını hissederek hayatımıza girerler.Anne, baba ve kardeşlerinden ayrılmak, gelecekleri adına vermek zorunda kaldıkları; bu en büyük ve en zor karardır yatılı okumak. 14-15 yaşında evinden, yatağından, şehrinden, okulundan, arkadaşlarından ve en önemlisi çocukluğundan ayrılmanın burukluğu okunur dudak büküşlerinde…
Son Yorumlar