“Bizim varlığımız da yokluktur.”*
Sanat alanında insan emeği ile yapılan her etkinlik bir şekilde geçmişten geleceğe uzanır.
Her kuşak kendi döneminin zevk, anlayış, düşünce, duyarlılık ve bilgi birikimiyle varlığını geleceğe taşır, taşımaya çalışır. Şiir de bu çerçevenin içindedir. Her milletin oluşturup devam ettirdiği şiir gelenekleri vardır ve bu gelenekler kendilerine has malzemeyle; zihniyet, ilham, yoğunlaşma, sezgi, ses, söyleyiş, yapı gibi ögelerle geleceğe taşınma sürecini devam ettirir. Çünkü, varlıkta aslolan iyilik ve güzelliğe ulaşmaktır. Sanatın, sınırlandırırsak şiirin de amacı budur.
Geleneğin, daha doğrusu şiir geleneklerinin en önemli aracı dildir. Dil hiçbir şeyi unutmaz.Şiir de dili unutmaz. Çünkü şiir, düş gördürür her daim dile…“Şiir, Türk’ün iklimi” der günümüz şairlerinden İsmet Özel. Bu iklim coğrafyası öyle geniş ki… Ben sadece bu şiir ikliminin ummanlarından Hazreti Mevlâna’nın şiirinde bir küçük damla üzerinde duracağım: ÇİĞ!
Çiğ tanesi.
“Onun içindeki içindedir, içinde içindekiler vardır.”
Yazının devamını oku »
Son Yorumlar