ABDALIN SON İLÂHİSİ

30 12 2006

 Al_Karim_by_samirmalik.jpg

 

İnce turnasıdır mecaz  

Sevgiler, cümle cana.

 

Rüyalar çağırmasa da oğul

Ben bir bozkır karıncasıyım

Yoldayım süzüle incele

Gitti giderim lisân-ı hâl ile

Kalplere dokunan imâ ile

Aşkım karanlıktır-sılasız

Mülküm yokluğa naziredir

Dibe vurmuştur belki de

Mahremiyetin köpürdüğü gülde.

 

Yazının devamını oku »





YOLCU

26 12 2006

Bak yolda ben kaldım sadece

Kabul ettim sulara ateş atmanın suçunu

Sulara ve küçük kızlara.

 

Yolcuyum, sana gülümser, seninle

Bölüşürüm  ekmeğimi, rüyalarımı, adresimi

Tenha güzelliğin bir veda uçurumu kadar

Tehlikeli… Peygamber çiçeğiyle süsle beni.

 

Yolcuyum, küçük bir tebessüm

Küçük kız… yürürüm!





Ey Zahit

15 12 2006

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakkı göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali.

HARÂBÎ

Yazının devamını oku »





MEVLÂNA, ŞİİR VE ÇİĞ TANESİ

15 12 2006

Bizim varlığımız da yokluktur.”* 

Sanat alanında insan emeği ile yapılan her etkinlik bir şekilde geçmişten geleceğe uzanır.

Her kuşak kendi döneminin zevk, anlayış, düşünce, duyarlılık ve bilgi birikimiyle varlığını geleceğe taşır, taşımaya çalışır. Şiir de bu çerçevenin içindedir. Her milletin oluşturup devam ettirdiği şiir gelenekleri vardır ve bu gelenekler kendilerine has malzemeyle; zihniyet, ilham, yoğunlaşma, sezgi, ses, söyleyiş, yapı gibi ögelerle geleceğe taşınma sürecini devam ettirir. Çünkü, varlıkta aslolan iyilik ve güzelliğe ulaşmaktır. Sanatın, sınırlandırırsak şiirin de amacı budur.

Geleneğin, daha doğrusu şiir geleneklerinin en önemli aracı dildir. Dil hiçbir şeyi unutmaz.Şiir de dili unutmaz. Çünkü şiir, düş gördürür her daim dile…Şiir, Türk’ün iklimi” der günümüz şairlerinden İsmet Özel. Bu iklim coğrafyası öyle geniş ki… Ben sadece bu şiir ikliminin ummanlarından  Hazreti Mevlâna’nın şiirinde bir küçük damla üzerinde duracağım: ÇİĞ!

Çiğ tanesi.

 Onun içindeki içindedir, içinde içindekiler vardır.”

Yazının devamını oku »





İĞDE AĞACI İÇİN GÜZELLEME*

12 12 2006

 

Her ağacın bir şiiri var

Bir yüreği bunu rüzgârlara söyleyen

 

Kokusu, baygın kokusu gelir burnuma

Mayısta açan iğde çiçeklerinin.

Mayıstan hazirana

Hoş salkımlarıyla “dalları yerdedir”

Göle saçlarını çözen kadın gibi.

 

Yazının devamını oku »





ATTAR’IN AĞAÇLA KONUŞMASI*

12 12 2006

Seninle konuşmak bir nasip işte

Taşa, toprağa, uçup giden kuşlara

Göğün kırlangıcı yıldızlara

Yerin sorusu yolcula

Anlattığını, bana da anlat.

 

Yazının devamını oku »





ATTAR’IN AĞAÇLA KONUŞMASI*

12 12 2006

Seninle konuşmak bir nasip işte

Taşa, toprağa, uçup giden kuşlara

Göğün kırlangıcı yıldızlara

Yerin sorusu yolcula

Anlattığını, bana da anlat.

 

Yazının devamını oku »