GÖLLER DÜŞTÜ AYNAMA

25 10 2006

Yokluğa hasretim yokluğun da… Arzuladığım ile örtüşüyor ruhum.

Can suyunun ışıltısı, kısmetime düşen ekmek ve su.

Yokluğunda var olan orda yok musun? Ayn’a!.. Göller düştü aynama.

Her varlık kendi diline sığdırıyor kendisini. Kendi kelimelerime sığdırı­yorum kendimi ben de.

Ah hayalhane! Eşya artıkları üzerinde şiirin sancağı.

huylu meleğin hoş tesellileri, ninnileri anne merhametinde.

Şiirim zikrimdir. Zikrin özü dilden dile, aşıksa gözden göze; gözyaşı ve hû… ‘ah mine’l aşk…’ ateşin ifadesi, çilenin tortusu, Allah’ın ilk ve son harfi, ah. işin müşkülünden künhüne kadar, hayalhanede hayal mertebesi. Eşyanın kapılarında dünya uşakları. Ah uşaklar! Yol tehlikeli, gayret gevşek, kalp ta­hammülsüz, tahammül yitik; bilmem ki nasıl seferi olunur bu hâl içre.

Kelimelerin burcunda aşk işaretleri

Şiirin sancağı

Dünya

Dünyanın çiğliği değil mi elimize kement olan, ayağımıza bukağı. Aşktan uzaklaştıran, dilsiz ve kör bırakan bu yolcu yolcuları yolsuz.

Ah şiir, şiir ki düş kırığı; düşünüz bol, yolunuz yol olsun!.