Bedevinin Üflediği Son Kıyamet

25 11 2005

 

 

Bu sarnıca akan hikmetin ezel ritmi

ben’ imle varolan bütünlük…

 

 

Kayıplara aldırmadan yokladım kendimi

Erkenden ruhuma düşen

Kaderin sihirli müziğiyle

Yepyeni bir evren olarak

Berceste sözleri ve ifadeleri ısıtarak

Yeryüzüne bakıp gökyüzüne bakıp

Yaşamak için ilk prelüd

İlk giysi nasıldır demeden

Aşkı bürde gibi sarıp ruhuma

Aşkı zemzem gibi içenler şanına.

Yazının devamını oku »





BİR ŞARKI GİBİ

13 11 2005

                 

Bir ışık,  biraz ışık

Hikmetsiz karanlığındayım dilin

Söylenir kuytularda duyulmaz hiç.

 

Sen nerdesin bu  bende

Müthiş sevgi, kusursuz sûret, hâlis endişe

Dipte kalmış şiir eskizleri

Mağlup hayatı balkonlardan atamıyorum

Bütün gün ağır yüküyle

Bütün gün

Ölümlü dünya.

 

Suları   fısılda

Yangınıyla bir temmuz şarkısından  çıkıp

Turna sürüsü gibi sana doğru…





SİMURG – ALİ AKBAŞ

1 11 2005

İsmail Karakurt’un MEB Yayınları Öğretmen Yazarlar Dizisi’den yayınlanan kitabının adı.

Bu lirik şiirler demeti, bu yıl Türkiye Ya­zarlar Birliğince şiir dalında yılın kita­bı olarak ödüllendirildi.

Bu şiirler, biçim ve teknik olarak Se­zai Karakoç-İsmet Özel çizgisinde söyleyişler. Yalnız günümüzde bir moda akım olarak birçok şairin katıl­dığı ve fotokopi gibi birbirine benze­yen taklitleri arasından hemen ayrılı­yor.Bir kere şiir samimiyet işidir, İsmail burada kalabalıkların nabzını tutmak yerine kendi sevdalarını ve sancılarını terennüm ediyor, kendi türküsünü söy­lüyor. Arabeske düşmeden bir gizli aş­kı, bir ince hüznü demliyor şiirlerinde. Bu özelliğiyle edebiyatımızda saf şii­rin en güzel örneklerini veren Haşim’le aramıza bir köprü kuruyor san­ki.Çirkinliklerin bizi iyice kuşattığı şu mekanik dünyada aşkı yeniden dirilte­rek her yaştaki insanı alıp gençliğine götürüyor.

İsmail’de bir türkolog olarak şiirin alt yapısı sağlam. Zevkli bir dil, sağlam bir sentaks ve klâsik şiirimizden esin­tiler var. Şair burada folklorden, menkıbelerden ve mitolojiden imbiklenmiş motiflerle renkli bir şiir dünyası kuruyor. Serbest çağrışımlarla bizi başka iklimlere gö­türüyor. Yine mensup olduğu tarz ge­reği pusluluktan faydalanıyor ve bir de onun verdiği ipuçlarıyla iç zenginliği­mizi birleştirerek şairinkine paralel ve­ya uzağında yeni dünyalar kurup yeni hazlar tadıyoruz.

Bu gözle okundu­ğunda “ Lekesiz Dağ Nergisi, Şâir, Simurg…” ne güzel şiirler.

Simurg kullandığı motiflerle bu top­rağın sesi. Adresi belli olan bir şiir. Slogana ve didaktizme düşmeden millîlik de bu olsa gerek. 

( Türkiye Kültür ve Sanat Bülteni, Şubat-Mart 1993 Ankara )