-Küçük bir tarih düşürüyorum
Seninle görülen rüyaya.
Yâr
Baharı yaman
Gözleri güneş ve duman yâr
Hangi zamandı.
Seni gördüm
Gagasında zehir taşıyan kuşlarını
Yusuf peygamberin öyküsünü anlatan
Kızların yanından geçerken
Seni gördüm
esrik gezinirim!.
Yağmuru düşün
Topraktan önce yüzümüze düşen
Yüzümüzü çizik çizik eden
Keman hüznü o ince konuğu.
Sonra beni düşün
Tutup incileri gülümseyen
Güzel atlara binip
Gürültülü ırmakları geçen
Ellerinde leylâklar büyüten beni.
Senden kalbime düşen şavkla
Bölünerek yürüdüğüm görülsün
Görülsün artık
Arkama alıp dünya çöplerini
Aşkın ağulu ucunu
Yüreğimde taşıdığım.
Av sahnesinden geçip
Kuyu
Saman ve pazardan sonra
Sana söylemem lazımdı
Çatlatamadığını yüzümün kayaları bazen
Kayıtsız kaldığımı güllere karşı.
Hiç mi
Hiç eskimedi tuhaflığım
Gülü içime atıp söyleşirim
Sorma bu işin esrarını
Üzeri kül hikâyesi…



Son Yorumlar