SİMURG
29 06 2005‘Eğildik
Güneşin bürdesi düştü üzerimizden’.
Yüzümüzde ikindiler birikir, dilimizde sözcükler
Zamanın korkuluğunda bir kuş
Gibi duruyordu evren
An’ı dolduran imgelerin dumanıydı
Yahut çağıltılı işaretler kervanı
Orda… yaprakların altına yazıyordu kalbimizi.
Başımızı döndüren kara taş oyunu
Gibiydi hayat
Eşiğimizde çılgın fırtına
Yüzümüzde açılıp kapanan ölümün defteriydi sanki
Yaz’ı tüketip yazı üretiyorduk hep
Alnımızdakini görenler bile
Biliyordu yaz(ı)ların bedevisi olduğumuzu
Orda… her şey ve herkes savruk deniz halindeydi.
Açılan temmuzun festivali
Giydiğimiz güneş ve çayırların serinlik yüküydü
Sözcükleri hüznün örsüne vurup
Uğultular çıkaran bir vadiydi kalbimiz
Yazın eskimiş çölünde
Kayalara düşmeden kuşlar
Yağmurları inci ve yakuttan işaretler bilirdik
Biz yağmurları hep böyle bilirdik
Orda… vedanın kanlı müziğinden önce.
Gecenin maskesini kaldırıp nasıl
Sabahla dökülürdük yollara
Eşiğimizde çılgın bir fırtına
Sorguların tahtı kurulurdu göğsümüzde
Yüzümüz gülün
Ve ölümün dokunuş kitabı, sonsözdü
Güzeldi…
Kayıptı baharın içimize değip çekilen sesi
Sessizliğin rahmine akan fecir… Ve o t u z k u ş!
(Simurg, İsmail Karakurt, MEB Yayınları, 1992 st.)
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Şiir
SİMURG*
29 06 2005
SİMURG
İsmail Karakurt 1964 Yozgat/Sarıkaya doğumlu. Halen Yozgat/Sorgun-Çiğdemli Lisesi’nde öğretmenlik yapıyor. Simurg şairin ilk kitabı.Kitap Milli Eğitim Bakanlığı “Öğretmen Yazarlar Dizisi” içinde yayımlandı (1992).
Karakurt’un şiirinde ne var?Şairane bir mübhemiyet. Belki, bizi çeken budur. Ama değil; sadece bu değil. Ses var, iç ahenk var, mısra mükemmeliyetine ulaşma atılımı var. Bu atılım bazen mısralardan bentlere kadar ulaşıyor. Sonra Türk şiir tarihi ile usulca kurulan akrabalıklar:
göl saatleri’nden uçuşan
kabarcıklar gibi sokaklarda
kar sesi
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Eleştiri, Kitap, Simurg Hakkında
BEN MEHMET OĞLU HÜSEYİN ALACATLI*
29 06 2005
“Geçtim dünya üzerinden”
Geçtim bir kuğu gibi süzülerek
Süt dişiyken harflerin henüz.
Biraz bulut, bir parça tüy, biraz da yağmur
Geçen gün telaşlı bir hoşçakal ömürden
Şeylerin üzerinden geçtikçe
Çılgın dalgalarla içimdeki deniz
Şeylerin üzerinden geçtikçe kaç kış nice bahar
İçimdeki karanlığı uluyan rüzgâr
‘Al heybeni sen de düş yollara’ esenlemesi
Ne olur a dostlar ‘ böyle sefer mi olur ‘ demeyin
Otuz kuş bir yürek, o yürekte ben de bir kuştum
Bir kuşlukta, bir’e uçtum.
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Anmalık, Şiir
BİR SİMURG ÖYKÜSÜ…
29 06 2005Bir kuşluk vakti salkım söğütlerin, yaşlı çınarların, at kestanelerinin kuytulaştırdığı yemyeşil bir alanda Hüdhüd etrafını saran kuşlara ufukların genişliğini, alemin sanıldığından daha büyük olduğunu, bir yere bağlı kalıp orada ölümü beklemenin anlamsızlığını anlatmaktadır. Varlıklarını anlamlı kılma gayreti içerisinde kuşlar. Hüdhüd’le beraber uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkmaya niyetlenirler. Hedefleri uzak, çok uzak bir diyarda.
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Bilgi, Edebiyat
BİR SİMURG ÖYKÜSÜ…
29 06 2005Bir kuşluk vakti salkım söğütlerin, yaşlı çınarların, at kestanelerinin kuytulaştırdığı yemyeşil bir alanda Hüdhüd etrafını saran kuşlara ufukların genişliğini, alemin sanıldığından daha büyük olduğunu, bir yere bağlı kalıp orada ölümü beklemenin anlamsızlığını anlatmaktadır. Varlıklarını anlamlı kılma gayreti içerisinde kuşlar. Hüdhüd’le beraber uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkmaya niyetlenirler. Hedefleri uzak, çok uzak bir diyarda.
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Bilgi, Edebiyat
Kuş Dili (Mantıku’t-Tayr)
29 06 2005
Feridüddin Attar, Nişabur’da 1120′da doğmuş ve muhtemelen 1194′da vefat etmiş ünlü bir şair ve mutasavvıftır. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attar olarak anılmaktadır. Tac’ül Ârifin Necmettin Kübrevi’ye bağlı olmakla birlikte; benimsediği tasavvuf anlayışı bir sistemden ziyade İşrâki’dir.
Hz.Mevlâna, Şeyh Galip ve diğer mutasavvıflar tarafından yüceltilen Attar, çoğu günümüze kadar ulaşan pek çok eser bırakmıştır. Bunların arasında en ünlüsü 1187′de yazmış olduğu Tuyûrnâme (Mantıku’t-tayr veya Mantık Al-Tayr) adlı 4931 beyitten oluşan eseridir.
Attar, Kuşdili veya Kuşlar Meclisi olarak da bilinen bu mesnevî tarzı eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücûd anlayışını anlatır. Eserde çok zengin bir sembolik dil kullanılmış ve Hakikât’i arayanlar, yani Hakikât Yolunun Yolcuları kuşlarla simgelenmiştir.
Hüthüt adlı kuş onların önderleri, kılavuzları, yani mürşitleridir. Aradıkları Simurg adlı efsanevî kuş, Allah?ın zuhûr ve taayyünüdür. Tabii, zuhûr ve taayyün aslında bizzat kendilerinden ibarettir. Ancak, Vahdet-i Vücut’a, yani Varlık Birliği’ne ulaşanlar, ‘halkın Hakk’ın zuhuru; Hakk’ın halkın bütünü olduğunu’ idrak edebilirler.
Kuşdili aşağıda özetlenmeye çalışılacaktır.
Yorumlar : 35 Yorum »
Kategoriler : Alıntı, Bilgi, Edebiyat
KUŞ DİLİ (MANTIKU’T-TAYR)
29 06 2005
Feridüddin Attar, Nişabur’da 1120′da doğmuş ve muhtemelen 1194′da vefat etmiş ünlü bir şair ve mutasavvıftır. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attar olarak anılmaktadır. Tac’ül Ârifin Necmettin Kübrevi’ye bağlı olmakla birlikte; benimsediği tasavvuf anlayışı bir sistemden ziyade İşrâki’dir.
Hz.Mevlâna, Şeyh Galip ve diğer mutasavvıflar tarafından yüceltilen Attar, çoğu günümüze kadar ulaşan pek çok eser bırakmıştır. Bunların arasında en ünlüsü 1187′de yazmış olduğu Tuyûrnâme (Mantıku’t-tayr veya Mantık Al-Tayr) adlı 4931 beyitten oluşan eseridir.
Attar, Kuşdili veya Kuşlar Meclisi olarak da bilinen bu mesnevî tarzı eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücûd anlayışını anlatır. Eserde çok zengin bir sembolik dil kullanılmış ve Hakikât’i arayanlar, yani Hakikât Yolunun Yolcuları kuşlarla simgelenmiştir.
Hüthüt adlı kuş onların önderleri, kılavuzları, yani mürşitleridir. Aradıkları Simurg adlı efsanevî kuş, Allah?ın zuhûr ve taayyünüdür. Tabii, zuhûr ve taayyün aslında bizzat kendilerinden ibarettir. Ancak, Vahdet-i Vücut’a, yani Varlık Birliği’ne ulaşanlar, ‘halkın Hakk’ın zuhuru; Hakk’ın halkın bütünü olduğunu’ idrak edebilirler.
Kuşdili aşağıda özetlenmeye çalışılacaktır.
Yorumlar : 32 Yorum »
Kategoriler : Bilgi, Edebiyat


Son Yorumlar